Antalya Haber

Antalya’nın Antalyalının artık işi zor

Cengiz Savaşeri

Anam gıdık Babam gıdık Ayşe’yi uyudagoduk denildiği gibi hep birlikte, başkanları, siyasetçileri, köylüsü kentlisi Antalya’nın altına dinamiti koyduk.
1985 li yıllarda Turizm atağı ile başlayan süreci iyi kontrol edemedik, planlamalarda hatalar yaptık veya yaptırıldık.
Hatalı uygulamalara sebep olanlar, Antalya’nın meltemini poyrazını bilmeyen akıl hocaları mı, yoksa bütün hünerleri parti başkanlarının gözüne girmek olan yetersiz ve yeteneksiz emir eri yöneticiler mi?
Aniden göç almaya başlayan Antalya, hazırlıksız yakalanıp, gecekondu ve tapu sorunları yanı sıra altyapı sorununu da beraberinde bu günlere taşıdı.
Suçlamaya kalksak, suçlayacaklarımız arasında kimlerin ismi yok ki, siyaseten oylarını arttırmak adına göçleri destekleyen ve gecekondulaşmaya göz yuman belediye başkanları ve siyasetçilerin kulakları çınlasın.
İmar rantı uğruna bazen siyaset önderlerinin tavsiye ve talimatlarına uyup çok katlı binalara izin verenleri, deniz kenarlarına duvar misali binalar yaptıranları, günü kurtaracak ulaşım planları ile bu güzelim kenti trafik çilesi ile yaşamaya mahkûm edenleri kime şikâyet edelim, her dönem kadı da onlar olduğuna göre kadıyı kadıya mı şikâyet edelim.
Kent ekonomisine bakarsak, otel personelinin alabildikleri maaşları ile emekli aylıklarına mahkûm olmuş yetersiz alışveriş ekonomisi.
Kıraathaneler emekli ve işsiz deposu olmuş, büyük alışveriş merkezleri şehrin en merkezi yerlerinde, tütün mamulleri dâhil, ekmekten beyaz eşyaya her türlü ürünü satıyorlar, aylığını alan kentlimiz de kasaların önünde kuyruğa giriyor.
Semt esnafları veya şehir mağazaları ne kazanır, nasıl vergi ve kira öder, çoluk çocuğunu okutabilir mi düşünen pek kalmadı gibi.
Turizm kenti, Dünya kenti söylemleri ile, Dünyanın en güzel kıyılarına ve otellerine sahip Antalya’ya zengin turisti getiremeyip, sektörü her şey dâhil sistemine bağımlı kılan egoist şirketler, turizmi otellere kapatırken, turistik amaçlı açılan restoranlar, turistik eşya dükkanları, çarşılar turist yüzüne hasret gün geçiriyor.
Yıllardır projeler üretip raporlar hazırlayan meslek odalarımıza, kentin geleceği için haykıran dernek ve vakıflarımıza kulak vermeden kararlar alıp siyasi inat ve yandaş kayırıcı uygulamalar ile bizi bunalım kentinde yaşamaya mecbur bırakanlara isyandan başka elimizden bir şey gelmiyor.
Kentlinin, uygulamalara dur diyebileceği zemin 4-5 yılda bir oluşuyor, okuma yüzdesi olarak 6 kişinin yılda bir kitap okuduğu Türkiye Cumhuriyetinde, bilinçli seçmen oluşabileceğine ihtimal veremeyiz.
Sosyal yapı olarak, bütün düşüncesi evine aş temin etmek üzere programlanmış insanımız, kimin işine gelir?
Gençlerinin 1/ 4 ü iş bulamayan Ülkemizdeki, yılgınlık ve ümitsizlik içine düşmüş insanımızın üretememesi, ekonomiye katkı koyamaması kimleri memnun eder?
Adını küreselleşme koyup, yer altı yerüstü zenginliklerimizi kontrol altına almaya çalışan emperyalist devlerin saldırılarına dur diyecek günlere erişebilecek miyiz?
Antalya’nın tarımını, turizmini, betonlaşan şehri, yabancıların talepleri sonucu elden giden mevkii yerleri, yabancı ticaret merkezlerini, kentlinin menfaatine dönüştürebilecek mi yiz.
Yatırımcıdan veya siyasi otoritelerin taleplerinden önce Antalyalının isteklerini göz önüne alacak yöneticilerin heykelini, bu kentin sakinleri Attalos’un yerine dikmesini elbet bilir.
Sağlıcakla kalın ve kentinize duyarlı kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s