Antalya Haber, Yazarlar

PROSPEKTÜS AÇILIMI – Nergiz TÜRKMENOĞLU

PROSPEKTÜS AÇILIMI“Kevin Costner, İsmail Lopus’a nobel ödülü verdi. Bunu gören Obama ve Timuçin Esen arasında Türkiye-Ermenistan Protokolü imzanladı ve mektupla Ermanistan golcüsü Cem Garipoğlu’na gönderildi”

Türkiye gündemi kafaları bu şekilde karıştırıyorken bende karışık bir konuya değinerek “açıklık” getirmek istiyorum. Konu Prospektüsler!

Bakınız çok sık kullandığımız, reçetesiz bile aldığımız basit bir ağrı kesicinin prospektüsünda ne yazıyor: “Kontrendikasyonları: Diklofenak’a karşı aşırı duyarlılığı olanlar; aktif peptik ülserli hastalar ve diğer NSAİ ilaçlara karşı (asetilsalisilik asit ve prostaglandin sentetaz inhibitörleri gibi) ürtiker, astım yada diğer allerjik reaksiyonlar göstermiş olanlarda kullanılmamalıdır”

Bilinçli çoğu hastanın yaptığı ilk şey prospektüsü okumak daha doğrusu okumaya çalışmaktır. Ancak pek bir şey anladığımız söylenemez. Oysaki prospektüsler doktorlar için değil bizler için hazırlanmalı ya da ayrı bir bölüme herkesin anlayacağı, açıklayıcı bir metin olmalıdır.

Doktorların yan etkileri konusunda gözden kaçıracağı ya da hastanın tedavi sırasında önemli bir noktayı söylemeyi unutması gibi durumlar olabilir. Buradaki amaç doktorlara güvensizlik değil hastaların bilinçli olmasını sağlamaktır.

Peki prospektüslerde bu şekilde tıp dilinin kullanılmasının ve hastalar için karmaşık bir hal almasının nedenleri nedir? Acaba ilaç sektörü ilaçları seçme hakkının doktorların insiyatifinde olmasından dolayı hedef kitlesi olarak doktorları mı seçmektedir?

Bu konuda bilgi edinmek amacıyla elimdeki ağrı kesicinin üretim yerini buldum ve bu firmanın Antalya Bölgesini aradım. Soruma verilen cevap benim düşündüğüm neden ile aynıydı, ilaçları seçme hakkının doktorların insiyatifinde olması.

Yorum olarak nitelendireceğim firmanın diğer bir açıklaması ise şuydu: “eğer tüm hastalar tamamen prospektüsü anlasaydı, ülkemizde doktora duyulan ihtiyaç azalır ve insanlar doktora danışmadan ilaçları birbirlerine tavsiye ederdi. Bu başka bir eğitimsizlik ve çarpıklık konusu ancak üzülerek söylemek isterim ki; ülkemiz için mantıksız bir neden değil.

Prospektüslerin daha anlaşılır olması durumunda belki reçetesiz ilaç almak tamamen yasaklanmalı ve bu kural sert bir şekilde uygulanmalıdır. Tabi eczacıların bilinçlendirilmesi de önemli bir nokta.

Sonuç olarak; nedenleri ne olursa olsun bu üreticileri denetleyen kurumların ve/veya Sağlık Bakanlığı’nın bu duruma “açıklık” getirmesi gerektiği kanaatindeyim. Aksi takdirde halimiz Türkiye gündemi gibi devam eder.

Tüketiciler Birliği Antalya Şube
Ticari Hayat Komisyonu Sorumlusu

Ekemer.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s